Bazı şarkıları filmlerle sevdim ben. Bazılarını da aklımdaki sahnelere yakıştırdım hep. Kendim olarak asla dinlemeyeceğim birkaçını da, karmaşık zamanlarımda, kulağıma fısıldadıkları cümleleri için sevdim. Sevdim yani usanmadan. Kendimi eksik hissederdim, yapamazdım onlar olmadan. Hareketli bir şarkıda hüzünlenmek gibi garip bir durum belki ama, bu şarkı, her dinlediğimde, "hadi" diyor sanki bana. Sen ne yapmak istiyorsan onu yapabilir, ne olmak istiyorsan onu olabilirsin. Hiç önemsemediğin bir sen var ya hani içinde, bırak artık onu, şarkı söylesin.
Yüreğinin sesini dinle, şarkının söylediklerine kulak ver hadi... Sen ne yapmak istiyorsan onu yapabilir, ne olmak istitorsan onu olabilirsin.Bırak yüreğin kendi şarkısını seslendirsin, tüm içtenliğiyle...
Bazen soluklanmaya, bazen de biriktirdiklerimi anlatmak için soluk soluğa geliyorum bu sayfaya. Yazarken barışıyorum kendimle. Ve gerektiğinde, ardımda kalanlara yabancılaşıyorum. Birilerinin okuduğunu bilmek, kimi zaman utandırıyor beni. Kimi zaman da söylediklerimi cümle âlem duysun istiyorum, bir tellâl gibi. Harflerim ekranda anlamlı-anlamsız izler bırakıyor... Ve ben, tüm bu izleri seviyorum...
Tülay Şahin
Bu aralar okuyorum.
Öyle Miymiş? / Şule Gürbüz
Bu aralar izledim./Bale
La Corsaıre
Bu aralar izledim./Tiyatro
Tesir / SBR Tiyatro
Bu aralar izledim./Tiyatro
Grönholm Metodu / Ankara DT
Bu aralar izledim./Tiyatro
İkinci Bölüm / DT
Bu aralar izledim./Tiyatro
Cyrano / Şehir Tiyatroları
Koyverdun gittun bizi...
Elbette mümkün değil ama, her şey gönlünüzce olsun. Neden olmasın? Kazım KOYUNCU
İyi dilekler
Yüzüne bakıldığında neden hapşıramaz insanlar, bilmiyorum. Ama hapşırdığımda, "iyi yaşa" demeden çevremdekiler, bir alacağı tahsil eder gibi, gayet ciddi bir ifadeyle, "sen de gör" demekten mutlu oluyorum. Ve aynı anda yüzlerine yayılan, bazen mahcubiyetle karışık, bazen hınzır bir çocuğu andıran o gülücüğü görüp, onlara eşlik etmekten. Şu hayata inat, seviyorum iyi dilekleri ben.
O yüzden diyorum ki sana, güzel olsun her şey... hatta çok güzel olsun. Ama kötü de olsa yaşananlar, bıkma yine de anlatmaktan. Sen anlat ve her şey buhar olup uçsun.
Maviyi, yeşili, yaz akşam üzerlerini... İstanbul'u, Giresun'u ve deniz kenarlarını... dilediğimde yalnız kalabilecek kadar uzak, gerektiğinde, elimi uzatıp, kalabalığa karışacak kadar yakın; her ayrılıkta hüzünlenip, dönüşünde çocuklar gibi mutlu olduğum bu şehirde yaşamayı... kitapları, dostları, içten gülümseyen insanları... müzik dinlemeyi, umut etmeyi, insanları sevindirmeyi... hayâl kurmayı, mektupları, yolculukları... hatta, hatta yalnızlığımı...
2 yorum:
Sevgili Parpali,
Yüreğinin sesini dinle, şarkının söylediklerine kulak ver hadi... Sen ne yapmak istiyorsan onu yapabilir, ne olmak istitorsan onu olabilirsin.Bırak yüreğin kendi şarkısını seslendirsin, tüm içtenliğiyle...
Sevgilerimle.
çok guzel bir yazı olmuş.hemde çokkk
Yorum Gönder