18 Eylül 2011 Pazar

Kuş

Sıcaklığın esintiyle, birbirini kıskanan iki kardeş gibi kavga edip durduğu bir mevsimin akşamında, aklımızda dolanıp söze dökülmeyi bekleyen bütün her şey sanki yeniden canlanıyormuş gibi orada, denizin dalgalanışına bakıyorduk. İkimiz de bir eliyle diğer eline tutunmuş bir hâlde otururken, kim bilir kaçıncı kez aynı şeyleri düşünüyorduk.
Kendisine kolay gelen bir şeyi, başkasına anlatırken, nasıl bir açıklamaya gerek duymazsa insan, işte öyle, yanımızdan havalanıp uçtuğunda bir kuş, gökyüzünün bulutlu havasına; dalgınlığımız da dağılıp gitmişti azıcık, bu mucizenin nasıl gerçekleştiğini yine anlayamamış olsak da. Belki de bu fırsattan istifade, canı yandığında annesine yakaran küçük bir çocuk olmak istediğimi söyledim ona. Sorunlarımı birilerinin çözeceğini bilme güvenine bazen ne kadar da ihtiyaç duyduğumu. Ve bunca şeyle mücadele etmekten artık ne kadar yorulduğumu. Ben bunları söylerken, gözlerimde sevdiği bir filmin en can alıcı sahnesine rastlamışçasına, sevgi ve üzüntüyle karmakarışık olmuş bir hâlde, gözünü kırpmadan bakıyordu bana.
Bazen olayları anlatırken ne kadar zorlandığımdan bahsetmemiştim daha. Bir insanın iyiliğini onca yakından bilirken, bir anda nasıl da can acıtıcı olabileceğini görmenin ve dahası bunu bir başkasına söylemenin, insanın içinden alıp götürdüklerinden de. Uyandığında gördüğü rüyaya devam etmek isteyen insanlar gibi, tekrar denize döndüğünde yüzünü, ben söylemesem de anladığını biliyordum ama.
Bütün bunların üzerine, sanki neden peşinden gitmediğimize hayret edercesine yanımıza döndüğünde o kuş, asfalt zemini zerafetle adımlayan sevimli hâllerine bakarak sustuk ikimiz de. Ne kadar uğraşsak da anlatamazdık çünkü, bir insanın yaptıklarını söylemenin çekingenliğini atamamışken üzerimizden daha, asla inanamayacağımızı, kuş olup da gökyüzüne uçabileceğimize.

9 yorum:

Kelimeler Dunyasi dedi ki...

Çok güzeldi..Söylemek istediklerimi buldum, kendimi gördüm.çOk tşk ederim..

Elif Gizem dedi ki...

Bir romanın ilk sayfaları gibiydi... Devamı olsun olsun istedim...

Adsız dedi ki...

Kuşlar da kirazdan küpelerne imrenmiş olmalılar:)
Bu mevsimde nereden bulduysan;)

oyumben dedi ki...

Kuş olup uçmak istiyorum. Uçarak gezegeni terk etmek. :)

Yazgüneşi dedi ki...

"kuşlar her baharda gelirler
ama sonbaharda göçerler...
sakın sen kuşlara uyma......"

K.C.S. dedi ki...

Dimağımda çok farklı bir tat bıraktı bu yazı.

beenmaya dedi ki...

belki de inanmak lazım kuş olunamasa da başka türlü de uçulabileceğine...

suvebeyaz dedi ki...

devam etsin istedim ben de,tam süzülürken gökyüzünde yere inmek zorundaymışım gibi bitiverdi..

Nehir İda dedi ki...

Seni okurken biri usul usul saçlarımı okşuyor sanki. Usulca seviyor, özlüyor ve gidiyor:(