22 Şubat 2012 Çarşamba

Cemre

Ezan okunurken sesini kıstığım televizyondaki insanlara bakar gibi, ne dediğinden habersiz bakıyorum yüzüne. Hani öylesine eminim ki bu durumdan, kesinlikle az önce, "kıs kızım televizyonun sesini" dedi anneannem. En sevdiğim çizgi filmin ortasında, bana televizyonun sesini böylesine bir kabullenişle kıstırabilecek tek insandı anneannem. Orada öylece durur, o görüntülerin içinde ne olup bittiğini anlamaya çalışırdım. Hatta gülerdim bile bazen. Oysa şimdi, garip bir sessizlik var üzerimde.
"Her şeye mantıklı bir açıklama yapabileceğini sanan insanlar, hep korkutur beni" sessizliğiydi bu. Telefonun işleyişine bile şaşırabilen insanlardan olmayı tercih ederim ben çünkü. Söylesene, konuştuklarımızın tellerle iletiliyor olması, çok garip değil mi sence de?
Tam olarak buna benzer bir şey olmasa da, ona sorduğum soru da öyle ufak bir soruydu aslında. Ufak, ufacık bir soruydu sorduğumda. Takvimler ilk cemrenin düştüğünü haber veriyordu. Gökyüzü, varlığını bile unuttuğu mavi elbisesini bulup giyinmiş genç bir hanım gibi salınıyordu güneşin kolunda. İnsanlar, camları kısa süreler için bile olsa ardına kadar açıp, şarkılar mırıldanarak sokağın gürültüsüne karışmaya çalışıyordu o sıra. Hayat, mantıklı bir açıklaması olamayacak kadar tuhaftı yani. Oysa o, niye böyle olduğuna anlam veremediğim bir tavırla gülümsüyordu. O gün anladım ki, hayatın tuhaflıkları bazı insanların umrunda bile olmuyordu.

7 yorum:

Zeugma dedi ki...

O alışkanlığı bana da anneannem kazandırmıştı :(

K.C.S. dedi ki...

Uslübunu hakikaten seviyorum ben.

domatessuyu dedi ki...

Media playerda Şebnem Ferah eski şarkısını söylerken okudum tam da bu yazını.

Herkes hayattaydı bildiğim herkes diyor.....

nil dedi ki...

kendi anladıklarıma bile şaşırabilen bir insanım ben misal ,)
yine de senin cümlelerinin güzelliğine, bir diğeri ardına öyle olağan dizilişine asla şaşırmıyorum.

derindenizbaligi dedi ki...

"Gökyüzü, varlığını bile unuttuğu mavi elbisesini bulup giyinmiş genç bir hanım gibi salınıyordu güneşin kolunda." Çok sevdim bu cümleyi. =)

Vladimir dedi ki...

Hayatın tuhaflıklarını farketmeyen hatta farketse bile umursamayan insanlar bence daha mutlular.

N.Narda dedi ki...

Güzeldi bu da. Hikayeyi büyütmek lazım ama, çoğaltmak....