31 Mart 2010 Çarşamba

Kara kutu

Öyle çok şey birikti ki içimde. İyileri tutamıyorum zaten, sessiz sedasız duramıyorum ben öyle. Sokakta yürüyen insanları çevirip "böyle oldu biliyor musunuz?" demek istiyorum hep. Mutluluktan şaşkınlaşan film karakterleri gibi, evet. Yüzümü yağmura dönüp, kollarımı açarak dönüp durmak istiyorum, tökezleyene kadar. Ve dalga seslerinin melodisine şarkılar katmak. Öyle mutlu olunuyor çünkü, aslında bizim olanı zamandan çalarak.
Ve bir dağ başına çıkıp haykırmak istiyorum suskun kaldıklarımı. Haykırmak, içimdeki kara kutuyu güneşe çıkarıp, aman üzülmesin, aman kırılmasın diye diye yutkunduklarımı. Her seferinde yaşasam da aynı şeyleri, yine de almıyor aklım, bazıları için hiçbir şeyin anlamının olmadığını.

2 yorum:

Mehmet Bilgehan Merki dedi ki...

Sevgili Tülay,
Sitenin özgünlüğü beni her geçen gün etkiliyor. Burası dingin sularıyla sakin bir liman gibi. Sevgiyle kal...

TANRININ ÇİÇEĞİ dedi ki...

Sevgili Tülay
Son dönemlerde yaşadığım mutluluğu ve dinginliği beni üzen insan(a)lara siz böylesiniz işte karakteriniz bu sizin için ne insanların nede onların hayatlarının bir önemi var.Sizler için insanların hayatına girmek önemli değildir SİZLER bir şekilde girersin çıkarsınız çıkarken bıraktıklarızla ilgilenmezsiniz. Yıkımlardan oluşan devasa gökdelende uçuruma bakan o gözler;o gözlerin içine bakmaya korkan gözleriniz hep aynı bakacak.

B O Ş