3 Mart 2010 Çarşamba

Sözlerimi geri alamam

Elini kolunu nereye koyacağını bilemiyor, virgüllerini de ellerinde unutmuş konuşuyordu. Hiç susmayacakmış gibi uzayıp giderken cümleleri, yüzüme yayılmış gülümsemeden dolayı mı bilmem, ters giden bir şeyler olduğunu hissetmiş gibi durdu. Kızması mı, gülmesi mi gerektiğini yüzümde aranırken, tereddütle ne olduğunu sordu. "Hiç..." dedim.
Ona söyleyememiştim ama, o şaşkınlığı, telâşı hoşuma gitmişti. Hem inanmıştım da mutluluğun bulaşıcı bir şey olduğuna, kısacık zamanımızda bana bütün hayatını anlatması, beni kendine inandırması gerekiyormuş gibi heyecanla sıralayıverirken aklından geçenleri. Ve emin olmuştum doğruluğundan, suya kavuşmuş bir dağ çiçeğiymişim gibi parıldatırken yüzümü, onun neşesi.
Uzun suskunluklarımın ilkiydi o gün belki de. Yüzüm sevinçli, kelimelerim dilsizken, "uzat ellerini" deyip, el kızartmaca oynamak geliyordu içimden, gözlerinde unuttuğu çocuğu görünce. Demek ki diyordum, insan gözlerine taşıyordu içindeki çocuğu, böyle sevince. Sen bana bakma diyordum içimden, ben zaten hep kendi kendime konuşurum böyle, biri karşıma geçip de güzel şeyler söylediğinde.
Biliyor musun, yıllar sonra bugün gördüm onu. Bütün heyecanı sönmüş, yorgun bir bakış yerleşmişti gözlerine. Önce tanımamış, sonra inanamıyormuş gibi baktı gözlerime. Dedim ki içimden, hayat bazen ne anlamsız oyunlar oynuyor, tanıdığım en heyecanlı çocuklara; birilerinin suretinde.

4 yorum:

Çınar dedi ki...

Çok hoş bir anlatımdı.

İnsan içindeki -gözlerindeki- çocuğu yitirince mi yaşlanıyor acaba? Çocuk gidiyor, gözlerdeki fer sönüyor ışık yok oluyor, suretine çizgiler doluyor...

Sevgiler

Zeugma dedi ki...

Hayat bu. Anlamlı anlamsız oyunlar oynuyor birilerinin üzerinde..

Yıllar sonra gördüklerimizin hangisinde var o eski heyecan?
Kaçının gözleri pırıl pırıl..?

Newbahar dedi ki...

Kimse bıraktığımız gibi kalmıyor ki...
Zaman bizide değiştirmedi mi, zevkle oynadığımız saklambacın ardından, sobelenmekten kaçar olduk nedense1
Bu oyunu en güzel zaman oynuyor. Gözlerimizde binbir çeşit hayat çizgileri yakalamadan bırakmıyor.

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

öyle güzel yazıyorsun ki Tülay, bazen okuyup gidiyorum , ne yorum yazssam az kalır diye...