12 Ağustos 2011 Cuma

Ay

Bir tarafı kırık bir sokak lambası gibi duruyordu ay; el ayak çekilince, kokularını tatlı bir esintiyle açık pencerelerden içeri salan çiçeklerin bezediği sokağın baş köşesinde. Rüzgâr, dışarda kimsenin kalıp kalmadığını kontrol eder gibi esip geçiyordu o sıra, ıssız sokaklardan kalabalık ana caddelere. Evsiz yurtsuz çocuklarla karşılaştığında belki, ne yapacağını bilemediğinden, bir fırtınaya dönüşüyordu birdenbire.
Elimde değil, ne zaman rüzgârın öyle deli gibi estiğini görsem ben, aklıma çaresizlik geliyor her seferinde. Açık bıraktığım pencerelerden utanıyorum. O pencerelerin hiç susuz kalmamış renk renk sardunyalarla bezeli mermerlerinden. Hep bir yanı eksik cümlelerimden utanıyorum sonra. Ve ay, annesinden gizli sevdiğiyle konuşan genç kızlar gibi, rüzgârla titreşen sardunyaları aydınlatıyorken, ben yine konuşup duruyorum kendi kendime.
Çocukluğumu hep bir şeyleri kırmama telâşıyla geçirdiğimden belki, ayın kırık yanına bakıyorum durmadan. Kimbilir diyorum, bu akşam bütün çocuklar, kendilerinin yaptığı anlaşılmasın diye daha erken çekilmişlerdir yataklarına. Uyumamış olsalar bile uyumuş numarası yapmışlardır hatta. Belki de bu yüzden bir suçlu gibi uzanmıştır o çocuklar da, kir pas içindeki yüzleriyle, kaldırım taşlarına.

6 yorum:

Elif Gizem dedi ki...

"Ayın kırık yanına bakıyorum durmadan..."
Durup kaldığım cümle...

nil dedi ki...

hani desem ki belki de aynı saaatlerde bende aya dalmış gitmiştim bahçede...

Çınar dedi ki...

Ne ilginçtir ki; ben de dün gece uzun uzun aya baktım. Bir telaş vardı sanki ayda, sıyrılmak için hareketli bulutlardan. Belki kaldırım taşlarına uzanmış o kir pas içindeki çocukları biraz ısıtmak, korumak istiyordu gecenin karanlığından, arada başını uzatıp bulutların arasından.

hasret senfonileri dedi ki...

Benim gezegenim o.. AY! her yengeç gibi.. Her şeyi ayan gibi ama her şeyi ile gizemli..:))
Seni gözümde, biraz mahcup bir eda ile her türlü muzurluğu yapabilecek , ama yanakları al al olduğundan kendini ele verecek çok tatlı bir çocuk ve muzip bir öğrenci gibi düşündüm nedense..

Merhaba güzel satırların güzel sahibesi.. Abartısız ama asla satıhta olmayan ifadelerine hayran oldum..
Nicedir bir bıkkınlığın ortasından çekti çıkardı beni..

Yazgüneşi dedi ki...

küçücük bir kızdım.. ama gerçekten küçücük.. 5 belki 6 yaşında..
kapkaranlık bir geceydi birileri vardı hatırlamıyorum tam..
konuşuyorlardaı "ayda bugün tam hilal"
hilal de ne ki demiştim
kesik tırnağa benziyor baksanıza ay
çok gülmüşlerdi
kimin aklına gelir ki bunca saça şey..
çocukluk işte...
ne ilgisi var yazımla deme
kırık sokak lambası benzetmesi büyüledi benim
dedim ki ohooo ben dnerdeyiimmmm o nerede :)..
işte
öyle

Azura dedi ki...

Ah, öyle seviyorum ki yazılarını diyecek birşey bulamıyoum. Bu yazın benim için çok ayrı bir güzelliğe sahip ama. Çünkü Ay, rüzgar...Ah.