10 Haziran 2011 Cuma

Hakeza

Nasıl ki bir çocuğu izlerken, yaptıklarından, söylediklerinden çok, kendisine ve mimiklerine bakıyorsan, öyle bakmalısın bazen içinden geçenlere; anlayışla, sevgiyle. Çünkü sen de öyle bakmazsan eğer, kimse kulak vermez yüreğinin sesine. Akıl durur kapında, mantık gelir yanına, senin adına kararlar verirler. Kendi isteyip de yapamadıklarını çocuklarına zorla yaptıran anne-babalar gibi, sana bir yön çizerler. Sebepler gösterirler yaptıklarına. Ama bilirsin, bir çocuğa çocukça konuşuyorsun demek ne kadar saçmaysa, bir gönüle sevme demek de öyle saçma.

4 yorum:

beenmaya dedi ki...

akılsız yürek ve yüreksiz akıl...

otuzundansonra dedi ki...

Yürek severse akıl onunla başedemez ki,ama gerçekten severse

Zıvanasız dedi ki...

Yazmak, içimizden geçenlerin önüne serdiğimiz kırmızı halı gibidir.

Geriye salondaki misafirlerin koltuklarına oturmasını beklemek kalır.

(Kendi dediğimden bişey anladıysam beyaz olayım)

Kısaca Fd dedi ki...

Saçma olan şeylerin saçma olmayanlardan daha fazla olduğu ve bu yüzden de saçma olmayan şeylerin saçma gibi görüldüğü saçma bi zamanda saçma da olsa "artık sevmemeliyim" diyorum. Artık sevmemeliyim demek "bir tecrübe" gerektiriyor. Öylesine demiyorum yani :)