16 Ekim 2009 Cuma

Birkaç sayfa, bir-iki mısra...

Yastığımı duvara yasladım, sırtımı da ona. Ayaklarımı uzatıp, kapağını az önce kapattığım kitap elimde, kendime hayret ediyordum sadece. Bütün gün, o ânı yaşamak için bekleyip durmuştum. İlk fırsatta evin bütün seslerinden uzaklaşıp, odama geçtim. Pencereden içeri sızan birkaç topuk sesi ve araba gürültüsü haricinde tabii. Kelimeler kelimeleri kovaladı, sessizliğin içinde. Ve hepsi, şekle büründü belleğimde. Ama bir gariplik vardı. Hikâye çok, çok tanıdıktı. Benzer birçok mücadele öyküsü okuduğum için belki de, öyle hissetiğimi düşünüp devam ettim. Birkaç sayfa daha... Evet bir gariplik vardı. Ben bu anı daha öne yaşadım der gibiydim. Birkaç sayfa daha... Kesinlikle bir gariplik vardı. Çünkü cümleler bile tanıdıktı.
İnsan kendinden korkar mı? Ben dün akşam korktum. Okuduğum kitabın ismi bile belleğimde yokken, bütün cümlelerin nasıl olup da tazeliğini koruduğunu bilemediğim için galiba. Ya da geçen gün, bir arkadaşımla aramızda geçen konuşma aklıma geldiğinden. Birkaç türkü seçip yollamamı istemişti. Küçük bir araştırmayla liste oluşturmuştum hemen. Bir tanesinin altına da not düşmüştüm, "dedenin türküsünü yolluyorum bak" diye. "Sen nerden biliyorsun?" demişti şaşkınlıkla.
4-5 sene evvel, bir sonbahar akşamıydı. Gezi parkındaki o çay bahçesinde, havaya inat, üzerimizde ne varsa onlara sarınarak, dışarıda oturmuştuk. O zaman kendimizi rahatça anlatamıyorduk daha. "Ya beni yanlış anlarsa?" lar kaybolmamıştı zihnimizden. Kelimeler yetmeyince, türkülere çevirmiştik rotamızı. Bir oradan, bir buradan söyleyip; dalıp dalıp gidiyorduk bir yerlere. İçeride oturmuş, elleri çay bardaklarını, gözleriyse bizi sarmalamış insanlara aldırdığımız yoktu. İşte o akşam söylemişti bu türküyü de, hikâyesini de. Hiç unutmamıştım ki...

6 yorum:

oyumben dedi ki...

Deja vu.
İnsan aklının anlamlandırmada kifayetsiz kaldığı durumlara tesadüf ya da deja vu diyoruz. Fakat her şey bir kurgu aslında. Öyle işte.

Justice dedi ki...

Ne güzel yazıyorsunuz ...
Naif cümleler ve sıcak bir anlatım...
Sevgiyle kalın..

Parpali dedi ki...

Oyumben; ne olduğunu çözemediğimizde, öyle işte deyiveriyoruz. Öyle işte ;)

Justice; teşekkür ederim. Ben de sizin sayfanızabakmak istedim fakat kapınız kapalı. Çaldım çaldım açan olmadı...

Justice dedi ki...

İlginiz için çok teşekkür ederim.

Blogum maalesef şu an için sadece hukukla ilgili ve davetli okurlara açık sevgili Parpali.

Lale dedi ki...

merhaba...

elini-kolunu nereye koyacağını, nereye oturacağını, selamdan sonra ne demesi gerektiğini bilmeyen davetsiz misafir gibiyim. çalıntı bir zamandan şöyle bir ses edip, gideyim dedim :)

merhabalar güzel insan :)

Parpali dedi ki...

Bilirsin, aramızda davet yoktur. O çalıntı zamanda ziyaret edilmekten mutlu bir insanım ben :)
Hoşgeldin...