29 Kasım 2009 Pazar

İçinde tüm sevdiklerim, içinde İstanbul olsun

Adım adım dolaşıp, çalınan müziklerde yitip gideceğimiz bir mekan aramıştık, neredeyse bir saat boyunca. Afiş, işte o sürenin sonunda çıktı karşıma. Ve bir anda karar verdik, gidip o melodilerle yeniden içimizi yakmaya.
Başka türlü olmasını istediğim her şeye, öyle yüksek seslerle çağrı yapmayı özlemiştim. İçinde bana ait bir şeylerin bulunduğu masalları hayal etmekten mutlu, o hayallere sahip çıkmaya çabalamaktan yorgun olarak döndüm eve.
Yeni yıkanmış nevresimlerin üzerine, az miktarda yumuşatıcı, bol miktarda is kokusu sinmişti. Yastık kılıfını süsleyen çiçeklerin solmasından bile korktum esasında. Aklımda düşünülmeyi bekleyen onca şey varken, is kokulu bu nevresimin altında havasız kaldım. Ve uykusuz biraz da.

1 yorum:

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

Ah İstanbul, iliklerimize kemiklerimize kadar sinen İstanbul.

Yoksa Hastamı oluyorsun Tülaycım, aman dikkat et kendine.

Sevgilerimle