27 Kasım 2009 Cuma

Öyle işte

Gecenin karanlığını var gücüyle itiyor duvardaki saat; tik taklarıyla. Boğazımda takılı kalmış sözcükler, kesik öksürüklerle eşlik ediyor ona. Evin bütün odalarına yayılmış yalnızlığın rüzgârı, çarpıyor beni.
Bir fincan mis kokulu ıhlamurla, oturuyorum televizyonun başına. Eskilerden bir türk filmine rastlıyor, kimbilir kaçıncı kez izlemeye başlıyorum. Repliklerine eşlik ediyor, kötü adama kızıyorum bolca. Sanki ben de filmin içindeymişim gibi hissediyorum bazen ve bu yüzden, elimdeki fincanı kaptıracağım korkusuyla, daha bir sarılmış oluyorum kulpuna. Bu duruma daha fazla dayanamayıp, değiştiriyorum kanalı.
Yeni senaryolar yazıyorum içimde. Hem o filme, hem de hayatıma. "İmkânsız" diyenlere gülüyorum kahkahayla. "Değişecek" diyorum, "elbet değişecek!" Ama eksik kalan bir şey var bir yerlerde. Bulamıyorum bir türlü, koşuşturmalar içinde yitirdiğim her neyse, uzayıp giden sorumluluksuz saatlerde de...

Kasım/2009

3 yorum:

aysema dedi ki...

Bayramın kutlu, her günün mutlu olsun Sevgili Parpalim...

Geçmiş olsun, kendine dikkat et. Sevgilerimle...

aksamsefası dedi ki...

Geçmiş olsun.
Dikkat et kendine!
Bayramlık durumun yok ya..
neyse iyi bayramlar:)
Sağlıcakla kalasın.

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

aman gribi çabuk kov, geldimi gitmek bilmiyor. Mutlu sağlıklı güzel bir bayram diliyorum Tülaycım.