16 Aralık 2010 Perşembe

Koku

Vakit gece yarısına yaklaşırken çıktık oyundan. Herkes evine gitmek için farklı yerlere dağıldı. Yine yalnızdım. Durağa doğru yürürken, aslında havanın o kadar da soğuk olmadığına inandırmaya çalışıyordum kendimi. İşte o an duydum o kokuyu. Yıllar öncesinin, gizli saklı buluşulan kış akşamlarını hatırladım birden. Yağmurun da eklenmesiyle sıkışan trafikte, erken inen akşamların, pek de keyifle tüketilen saatlerini. Bu şehrin trafiğini bile sevdiren o akşamlar mıydı diye düşündüm sonra. Belki de öyleydi.
Adını bile bilmediğim o parfümün kokusunu içime çeke çeke, başım onun omzunda yaptığım minübüs yolculuklarında, trafik kilitlenip kalmışken; dünyanın dönmediğini, zamanın bir süreliğine de olsa durduğunu sanırdım. Ne güzeldi... Yıllardır o kokuya hiç rastlamamışken, böyle bir gece yarısı burnuma çalınınca, dönüp bakmak istedim; "acaba o mu" diye. Değildi. Şimdi nerdeydi kimbilir, nasıldı? Hem bir koku, nasıl olur da bu kadar canlı tutardı, onca anıyı?

6 yorum:

Ateş Böceği dedi ki...

İnsanın koku hafzasının ne kadar güçlü olduğunu bilseydin böyle demezdin..Herkes bir yerlerde bir şeyler yapıyor ..ama biliyormusum kimse dönüp yanındakine bakmıyor artık ..

Deli Anne dedi ki...

evet, koku hafızası en güçlüsüymüş galiba.. ben de koku ve müzikle deşinirim çok

Zeugma dedi ki...

Bence tersi. Anılar kokuyu canlandırmış parpali. O kadar çok adapte olmuşsun ki ortama.Hatta trans halindeymişsin.

Her zamanki gibiydi güzel satırların. Bana da erken inen akşamları ne çok sevdiğimi hissettirdin..

laleninbahcesi dedi ki...

geçen akşam tam Capitolden çıkarken, Gamse'nin burnuna gelen bir koku, eski arkadaşını hatırlattı...O da aynı snein gibi;ne garip dedi bir koku milyon anı getirdi aklıma...

Koku ve sesler unutulmazmış... ya da en son onlar unutulurmuş Tülaycım...

Syrakusa/Beter Böcek dedi ki...

Hem bir koku, nasıl olur da bu kadar canlı tutardı, onca anıyı?

Hafızana kazıdıklarının yoluna giriş burnundaki hislerden geçiyor. En yakın mesafede anılarının tabelaları var..

sufi dedi ki...

Kokular ve müzik hafızalarımızın kayıt merkezlerinden, harici belleğe oradan da bu an-a anında atlama yapabilip zaman gezmeni yapıyor bizi de değil mi?