4 Ocak 2010 Pazartesi

Uzaktan

Kilometrelerle ifade etmenin bile anlamsız kalacağı bir uzaklıkta, çamurlu yollarda yürürken, kendimi zamanın dışına itilmiş gibi hissediyordum. Geri dönmek, kaldığım yerden devam etmek istemiyordum.
Bir tenefüs vakti, cıvıldaşan ilkokul öğrencilerinin oyunlarını hayranlıkla izlerken, "çocuklar gibi şen" deyiminin ne kadar da gerçek olduğunu farkediyordum. İki dakika önce gülerken, bulduğu ilk boş anında derin düşüncelere dalan içimdeki çocuğa, komşu çocuklarını örnek gösteren anneler gibi, serzenişte bulunuyordum. Oysa bir yolu yoktu, birbirine dolanmış onca düşünceyi yok saymanın, biliyordum.

1 yorum:

newbahar dedi ki...

Zamanın dışına itilmek...
Belki de en doğrusu budur. İçinde ki karmaşada bulunmaktan daha iyi olurdu.
Selamlar